Çocuk Eğitiminde Doğrular ve Yanlışlar

  • 1.690 kez görüntülendi.

ÇOCUK BÜYÜTMEDE YANLIŞ GELENEKLER

1- Anormal Giydirme Usulleri: İnsanlar doğduktan sonra giydirilen ve örtünmesi gereken yegâne canlıdır. Yeni doğan bebeğin, değişik toplumlarda, değişik kundaklama ve giydirilme yöntemleri vardır. Orta Anadolu’nun bazı dağ köylerinde, yeni doğan bebeği toprağa sararlar ve sonra da kundaklarlar. Gerekçeleri, çocuğun sıcak muhafazasıdır. Oralarda görev yaptığım zamanlar bu şekilde toprağa sarılmış çocukların, taze göbek yaraları ve deri çatlaklıklarından tetanoz mikrobu aldığını ve hayatlarını kaybettiklerini görmüşümdür.

Yeni doğan bebeklere sıkıca kundak yapmak, yerleşmiş ve alışılmış geleneklerimizdendir. Yeni doğan bir bebek yıkanıp temizlendikten sonra, iki üç hafta kadar, çok sıkı sarmamak şartıyla kundaklanabilir. “Çocuğun bacakları muntazam olur” gibi yanlış bilgilerle iki yaşlarına kadar sıkı sıkı kundak yapanlar vardır. Kundaklanan çocuklarda kalça çıkığı oluşabilir, rahat gaz çıkaramaz ve ememez. Kusmaya yatkındır. Bu durum, çocuğun serbest hareket etmesini engeller ve huysuzlaşmasına sebep olur.

Diğer yaşlardaki çocuk giydirilmelerinde hata, çok giydirme alışkanlığıdır. “Çocuk ne kadar kuvvetli giydirilirse o derece korunur, hasta olmaz” zannedilir. Hâlbuki doğru olan tersidir. Çocuk ne kadar çok giydirilirse, o kadar çok hasta olur ve normale alışamaz. Deri solunumu kısmen engellenir. Vücut normal ısısını muhafazada zorluk çeker, terleyen çocuğun üşütmesi kolaylaşır.

Çocuk Eğitiminde Doğrular ve Yanlışlar

Çocuk Eğitiminde Doğrular ve Yanlışlar

2- Çocuğun Beslenmesinde Yanlış Gelenekler: Erkek çocuklarını iki yaşma kadar emzirme geleneği Anadolu’da yaygındır. “Erkek ve kız çocuklara ayrı ayrı gıda rejimi uygulanır” diye bir kural olmadığına göre, burada, erkek çocukların kızlara tercih edildiği düşüncesi saklıdır.

Her fırsatta söylenmesinde fayda olan 6 aylığa kadar çocuğa anne sütünün mutlaka yeterli olduğudur. Bu aydan sonra da anne sütü çocuğa çok faydalıdır ama süt mamülleriyle de takviye etmek çok kere yeterlidir.

a) Yanlış beslenme geleneklerimizin başında unlu gıdalara ağırlık tanınması gelmektedir.

b) Süt çocuğu beslenmesinde önemli bir yanlışta, şekere bağımlılıktır. Süt çocuğunun aldığı anne sütü biraz tatlıdır. Yapay beslenmede, ilk aylarda alman gıdalar  çocuğun almasını kolaylaştırmak için  biraz tatlı olmalıdır ama çocuk büyüdükçe, her ilâve edilen gıda tatlı değildir. Sebze çorbaları, balık, etliler, yumurta, yoğurt, peynir gibi ek gıdaları  tatlıya bağımlı çocuklara  alıştırmak çok zordur.

c)  Kırsal kesimlerimizde ve sosyo ekonomik seviyeleri düşük ailelerimizde küçük çocuklarını doyurmaya çalışan anne, çok kere sofrada tek kaşık kullanır. Önce kaşığı kendi ağzına getirir tadına, soğuk ve sıcaklığına bakar. Sonra kaşığı, diğer çocuklarının ağzında gezdirir. Bu hareketin sakıncalarını uzun uzun anlatmaya gerek yoktur.

d) Yine kırsal kesimlerimiz ve sosyo -ekonomik seviyeleri düşük ailelerimizde uygulanan çok hatalı bir gelenek daha vardır. Anne normal gıdayı ağzında çiğnedikten sonra ağzını çocuğun ağzına yanaştırarak içindekileri çocuğun ağzına nakleder.

3- Kırk Günlüğe Kadar Çocuğun Sokağa Çıkma Yasağı: Genellikle toplumumuzun her kesiminde yaygın olan bir gelenek, yeni doğan bebeğin kırkma kadar evden çıkarılmamasıdır. Bunun altında, çocuğun korunma duygusu saklıdır ama gereksizdir. Yeni doğan bebeğe 4 hafta kadar aşırı özen ve bakım lâzımdır. Çünkü yeni hayata uyum sağlaması gerekmektedir. Bunun da bir sürü zorlukları vardır. Bu uyuma, sokağa çıkarma, hava aldırma, güneşten faydalandırma dahildir.

4- Tırnak Bakımı Hataları:

Çocuğun tırnağının uzatılması yanlış ve gereksiz bir geleneğimizdir. “Çocuk babasının parasını tutuncaya ve alıncaya kadar tırnak kesilmez” sözü, toplumumuzda hakimdir. Bebeklerin temiz ve bakımlı olması gereken kısımlarından birisi de el ve tırnaklarıdır. El ve tırnaklar çabuk kirlenir ve bu kirli eli ağzına götürür. Kesilmeyen tırnak aralığında pislik birikir. Çocuğun mikrop almasına sebep olur. İkinci bir hususta bebeğin tırnağının ince ve keskin olmasıdır. İstem dışı elini kullanan çocuk yüzünü, gözünü ağzım yaralayabilir. Onun için bebeğin tırnakları parmak uçlarını geçmeden kesilmelidir.

5- Banyodan Sonra Kulak Emmek: Çocuk banyo yaptıktan sonra kulak uçları pamuklu bir kürdanla kurulanır. Ama bazı aile büyükleri çocuğun kulağındaki suyu ağızlarını dayayarak emerler. Bu çok hatalı bir uygulamadır. Çok körpe olan çocuğun kulak zarı, emme basıncına dayanamaz pörsür ve zedelenir.

6- Emzik Kullanımı: Emzik, memleketimizde olduğu gibi dünyanın her yerinde kullanılmaktadır. Çocuklar her isteğini ağlamakla belli ederler. Çocuğun ağlaması aileyi tedirgin eder. Anne yalancı emzik vermekle çocuğu susturmaya çalışır. Meme haricinde çocuğa verilen yalancı emziğe çocuk alıştırılır, susturucu ve meşgul edici olarak cankurtaran simidi gibi kullanılır. En önemli sakıncası, çabuk kirlenmesi, ağızda ve üst çenede şekil bozukluğu yapmasıdır. Çok çocuklu çaresiz annelerin, bebeklerine yalancı emzik vermeleri kabul edilebilir. Ama bir yaşma doğru bıraktırmak kaydiyle.

7- Emzik Temizlenirken Yapılan Yanlış Uygulamalar:

Kirlenen, tozlanan ve yere düşen emziklerin suyla temizlenmesi gerekirken, ağızla temizlenmesi çok yanlış bir gelenek ve alışkanlıktır. Hekimlik hayatımdaki gözlemlerime göre, kirlenen her 100 emziğin 91’i ağızla temizlenmektedir. Bu oranı bizzat kendim çıkardım. Yere düşen ve bizzat kaza süsü vererek benim düşürdüğüm emzikleri, bebeğin yakınları maalesef ağızlarıyla temizlediler. Aralarında kültür seviyeleri yüksek insanlarda vardır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Kadın sitemap Kadın Kadın Yandex.Metrica