Çocuklarda Zehirlenmeler

  • 26.472 kez görüntülendi.

ZEHİRLENMELER

Çeşitli yollarla vücuda giren herhangi bir maddenin, organizmada yaptığı hastalık belirtilerine zehirlenme denir. Küçük çocuklar, bilmediklerini keşfetmek merakıyla eline geçen her şeyi ağzına atar, öncelikle okul öncesi, oyun çağı yaş gruplarındaki (2-5 yaş arası) çocuklarda çok görülen , zehirlenmeler çocuğun değil, anne-babaların kusurudur.

“Besin, ilâç ve zehirler arasında kesin bir sınır yoktur.” “Her maddenin fazlası vücuda zararlıdır ve zehir etkisi yapar” sözlerinde hakikat payı büyüktür.

Zehirlenmeler, akut (ani) veya kronik (yavaş yavaş) olmak üzere iki şekilde meydana gelirler.

Zehirler, vücuda sindirim, solunum ve deri yoluyla girerler. Zehirlerin etkileri kan, sinir sistemi, kalp, karaciğer, akciğer, böbrek ve çeşitli organlaradır.

Akut zehirlenmeler, akut hastalıklarının başlangıcına benzeyebilir. Zehirlenmenin ve çevresindekilerin ifadeleriyle ve hastanın çıkartılarının tetkikiyle zehirlenmelere sebep olan maddeler tespit edilir.

Zehirlenmelere neden olan maddeler: Evde kullanılan ilâçlar, uyku ilâçları, müsekkinler, müshiller, öksürük ilâçları, temizlik maddeleri, deterjanlar, haşere ilâçları, asitliler, gaz gibi petrol ürünleri, besin zehirlenmeleri, besinlerin içine kaçan bakterilerin çoğalarak yaptıkları zehirler (toksinler) ve besinlere karışan zehirli maddelerle meydana gelir.

çocuklarda zehirlenmeler

Zehirlenme Belirtileri: Genel durum süratle bozulur. Ateş yükselmeleri, tansiyon düşüklüğü, sindirim kanalı düzensizlikleri, sinir sistemine etki, kalp ve solunum sistemi, ürüner sistem ve kanda yaptıkları değişiklikler sık görülür. Kısacası, zehirlerin vücutta, zararlı etki yapmadığı bir organ yok gibidir.

Zehirlenmelerde Genel Tedavi Yöntemleri:

Zehirlenmelerde hızla genel önlemlere başvurulmalıdır. Zehirlerin giriş yerine göre alınacak tedbirler farklılık gösterir. Amaç, vücuda giren zehirlerin emilmelerine engel olmak, vücuttan dışarı atılmasını sağlamak ve yaptığı hastalık belirtilerini ortadan kaldırmaktır.

Zehirli maddelerin ne olduğunun bilinmesi, en önemli sorundur. Zehirlenenin ve yakınlarının ifadesi, zehirlenme arazları ve laboratuar bulguları mutlaka bir doktor tarafından değerlendirilmelidir.

Ağızdan zehirlenenler için, doktora gelinceye kadar yapılması gereken işler:

1- Zehirlenmenin zamanında farkedilmesi.

2- Alman maddenin cinsi ve miktarının bilinmesi.

3- Zehirli maddenin mideden çıkarılmasının sağlanması. (Kusturulması)

Sindirim yoluyla alman maddelerle meydana gelen zehirlenmelerde, çocuk bilincini kaybetmemişse asit, çamaşır suyu, benzin ve petrol ürünüyle zehirlenmemişse, şu önlemler alınmalıdır:

1- Çocuğa biraz su verilmelidir. Ancak su miktarı çok fazla olmamalıdır. Fazla su mide içeriğini bağırsaklara çabuk geçmesine sebep olur. Sulandırma zehirin hazım kanalını etkileyici tesirini azaltır ve emilimini güçleştirir. Su, süt, un veya nişasta eriyiği, patates ezmesi, çırpılmış yumurta, mümkünse ve çocuk alırsa tuzlu su, verilir. Süt ve çırpılmış yumurta midenin boşalma zamanını uzatır ve zehirin emilimini azaltır. Süt, asitleri nötrolize eder. Un, nişasta, patates, zehiri emerek emilmeye engel olur.

2- Çocuk kusturulur. Çocuğun başı aşağıya gelecek şekilde meyilli tutularak, dilin arka köküne parmakla bastırılır. Bu şekilde, zehirlenen çocuğun birkaç kere kusması temin edilir.

“3- Kusmuktan bir parça alınır, temiz bir şişeye konur. Tedavi için geldiği doktora gösterilir.

4-  Zehirlenmelerde evde yapılacak işler kısa zamanda bitirilip, derhâl doktora götürülerek gerekli tıbbî önlemler alınır.

5- Solunum yoluyla meydana gelen gaz ve kömür zehirlenmelerinde hasta temiz havaya çıkarılır, suni solunum yaptırılarak derhâl bir tedavi merkezine götürülür.

Zehirlenmelerden Korunma:

1- Çocuklar kontrol altında bulundurulmalıdır.

2- İlâçlar çocukların erişemeyeceği bir yerde bulunmalı ve mümkünse kilit altında olmalıdır.

3-  Temizlik malzemeleri, kola, maden suyu, gazoz, süt ve meyva suları şişelerine konulmamalıdır.

4- Alman meyveler bol suyla defalarca yıkanmalıdır. Çünkü haşere ilâçları püskürtülmüş olabilir.

5- Mide yıkanması evde değil mutlaka bir tedavi ünitesinde yapılmalıdır.

Acil durumlarda hekim müdahale edene kadar hastaya nasıl yardımcı olunabileceğini, her insanın bilmesi gereklidir. Ufak bir bilinçli müdahale, çok kez hayat kurtarır. İşe, derhâl yardım istemekle başlanır. Sonra, yapılabilecekler biliniyorsa, müdahale edilir. Bilinçsiz, bilgisiz, heyecanlı bir yaklaşım çok kere kötü sonuçlar doğurur. Solunum güçlüğü çeken çocuk, derhâl bir hastaneye ulaştırılmalıdır. Çocuğa yanlış pozisyon verilmemelidir. Çocuk kendine en uygun pozisyonu alır. Eğer hasta bebek ise ve hiç soluk almıyorsa dilin, boğazı tıkadığı -hava yolunun tıkanması- gibi çok dramatik durumlarla karşılaşılabilir. Bu hâllerde, baş hafifçe geriye itilir, çene ucu da yukarıya kaldırılır. Çocuk biraz büyük ise, baş alınla biraz daha itilip, çene şehadet parmağı ile yukarıya kaldırılır (şekil 2). Müdahale eden kişi çocuğun göğüs hareketlerini ve soluk alıp verme durumunu gözler. Bu durum başarılı olmazsa, çene kemiği iki taraflı olarak üçer parmakla yukarıya doğru çekilir, baş hafif geriye itilir (şekil 3). En güvenli ve zararsız hava yolu açma manevrası, başın geriye itilmeden yapılan çene itme hareketidir.

Büyüklerde, ağız boşluğuna parmak sokarak yapılan manevra, çocukda, ağız içi kanaması yaparak, durumun daha da ağırlaşmasına sebep olabilir.

Bunun yanında parmaklarla yapılan hareketler, yabancı cisimleri daha da ileriye atabilir ve çıkarılması o derece zorlaşır. Hava yolu açma yöntemleri ile solunum, başı hafif geri iterek 1-2 saniye süre ile beş defa burun ve ağızdan soluk verme hareketi yapılır. (Hayat öpücüğü)  Çocukların nabzı 5 saniye süre ile alınmaz ise veya nabız hızının ve kuvvetinin yetersiz olması hâllerinde kalp masajı yapılır. Nabız, koltuk altı veya kasıktan alınmalıdır (şekil 5). Masaj bebeklerde, iki memeyi birleştiren çizginin 1,5 cm. altından 1,5-2,5 cm. derinlikle iki parmakla (şekil 6) yada iki elle göğsün sarılması ile dikkatli olarak 40 kez yapılır. Küçük çocuklarda ise göğüs kemiği bitiminin, bir parmak üstünden, el ayası tavanı ile 2,5-3,5 cm. derinlikteki baskılarla yapılır. Daha büyük çocuklara ise, iki el tabanı üstüste getirilerek uygulanır.

Çocuk Boğulmaları: Solunum yoluna kaçan bir cisim, hava açlığı ve solunum güçlüğü yaparak çok dramatik bir durum oluşturur. Yukarıda anlatılan tedbirlerle netice alınamazsa bir bilen tarafından bazı manevralar yapılarak yüz güldü- çocuk yardım edenin bacağıma yatırılıp göğsün erücü neticeler alınabilir.beş kez vurulur (şekil 11). Bebekler: Bebek sol kola yatırılıp sağ dirsek, bebeğin kalçasına konur, birlikte sırta 5 defa vurulur (şekil 10). Tıkanma devam ediyorsa,

Büyük Çocuklar: Bebeklere uygulanan, sırta vurma hareketi, büyük çocuklara da uygulanabilir. Hasta, ayaktayken, otururken ve dizler üzerine çömelmişken yardımcı kimse hastanın arkasına geçerek, bir elini yumruk yapıp öteki elini de, yumruğun üzerine koyarak, göbekle göğüs kafesi altından yukarı doğru, on kez bastırır. Çocuğa hafif yüksek bir yerde, bu uygulama yapıldığı gibi, çocuk yatar durumda olursa, ata biner gibi çocuğun üzerine çıkılır, yumruk ve elle gene on kez baskı yapılır .

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Kadın sitemap Kadın Kadın Yandex.Metrica