Endometrium Kanseri

  • 1.954 kez görüntülendi.

Endometrium Kanseri
İster bedeniniz tarafından üretilsin ister hormon tedavisi kapsa­mında alınsın, östrojen, endometriumun rahim içi tabaka bü­yümesini teşvik eder. Ancak endometrium kanseri menopoza gir­memiş ve düzenli âdet gören kadınlarda hemen hemen hiç görül­mez, çünkü hamilelik beklentisiyle östrojenin etkisiyle her ay kalınlaşan tabaka her döngünün başlangıcında menstrual kanamay­la birlikte atılır. Bu süreçte, rahim içi tabakada gizleniyor olabilen prekanseröz ya da kanseröz hücreler bedenden atılır.

Menopoz­dan sonra, rahim içi tabakası doğal olarak düşük östrojen seviyesi nedeniyle incelir, bu nedenle endometrium kanseri menopozdan sonra da nispeten nadir görülür. Öte yandan, eğer bir şey örne­ğin östrojen tedavisirahim içi tabakanın kontrolsüz büyümesi­ne neden olursa, o zaman mevcut olan potansiyel olarak tehlikeli hücreler de çoğalabilir ve kanser gelişimi için zemin hazırlar.
Endometrium kanseri genellikle rahim içi tabakası kalınlaşır­ken lekelenme ve kanamayla kendini erken belli eder.

Bir yıl âdet görmeyip de beklenmedik şekilde kanaması olan kadınların ve bir­den âdet kanamaları ağırlaşan perimenopozdaki kadınların potan­siyel problemlerin kontrol edilmesi için vajinal ultrason ya da en­dometrial biyopsi yaptırmaları gerekir (bak. 2. Bölüm). Göğüste olduğu gibi, kanser gelişmeden önce endometrial doku hiperplazi adı verilen ve mikroskop altında biyopsiyle alınan dokuya bakıl­dığında tespit edilebilen bir öncü evreden geçer. Hiperplazi ge­nellikle prekanser olarak tabir edilse de hiperplaziden kansere iler-î2 Icmc kaçınılmaz değildir.

Aslında tedavi altına alınmamış basit hiperplazisi olan kadınların sadece yüzde l’i ve daha kaygı verici gö­rünümlü atipik hiperplazisi olanların da yaklaşık yüzde 30’u en­dometrium kanserine yakalanır. Hiperplazi genellikle birkaç tertip progestojen verilerek etkin bir şekilde tedavi edilebilir. Progestojen rahim içi tabakasını parçalayıp atan âdet kanamasına benzer bir kanamaya neden olur. Endometrium kanserinin, erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilirliği yüksektir. Kanser uterusun dışına çıkmadıysa histerektomi problemi çözer.

Endometrium kanseri, menopoz hormonu tedavisinin en er­ken belgelenen risklerinden biriydi. 1995’te 30 vaka kontrol ve kohort araştırmadan elde edilen veriler üzerinde yapılan analizde bir ila beş yıl östrojen alan kadınlarda endometrium kanseri riski­nin hiç östrojen kullanmamış kadınlara göre üç kat arttığı ortaya çıktı. Söz konusu risk uzun vadeli kullanımda daha da artıyor. Ör­neğin, on yıl ya da daha uzun süredir östrojen kullanan kadınlar­da bu risk on kat artıyor yüzde 900’lük bir artış. Ayrıca bu risk­ler östrojen kesildikten sonra da yıllarca farkına varılır derecede yüksek kalmaya devam ediyor.

Östrojenin endometrium üzerindeki uyarıcı etkisine karşı dok­torlar histerektomi yapılmamış östrgjen kullanıcılarına rutin ola­rak progestojen yazar. Gözlemsel araştırmalar östrojen kullanı­lan her ay on-on dört gün progestojen kullanımının endometriumu korumakta yeterli olduğunu gösteriyor, özellikle de hormon tedavisi beş yıldan az süredir devam ediyorsa. Bu bulgular üç yıl boyunca sadece östroj en tedavisi verilen (0,625 miligram kon juge equine östrojen) kadınların yüzde 24’ünde atipik endomet­rial hiperplazi görülen PEPI deneyinin sonuçlarıyla da destekle­niyor.

Söz konusu deneyde plasebo verilen kadınların sadece yüzde l’inde atipik endometrial hiperplazi görüldü ve her ay on gün boyunca östrojen artı progestojen verilen kadınlarda fazla­dan risk görülmedi.
Hem HERS hem de WHI deneylerinde günlük östrojen artı progestin küründe endometrium kanseri riskinin arttığı görülme­di. Aksine bu deneylerden elde edilen bulgular, her gün bu hor­monların ikisini de alan kadınlarda endometrium kanseri riskinin menopoz hormonları kullanmayan kadınlara göre biraz daha dü­şük olma olasılığının işaretini veriyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Kadın sitemap Kadın Kadın Yandex.Metrica