Kolorektal Kanser

  • 1.111 kez görüntülendi.

Kolorektal Kanseri

Kolon (kalın bağırsak olarak da bilinir) ve rektum kanserleri, göğüs ve akciğer kanserinin ardından ABD’de kadınlar arasında en sık görülen üçüncü kanserdir.
Hemşire Sağlığı Araştırması dahil olmak üzere gözlemsel araştırmalardan elde edilen veriler, hormon tedavisinin kadının kolorektal kansere yakalanma olasılığını yaklaşık üçte bir oranında azalttığını ileri sürüyor. İlginç bir şekilde bu fayda hormonların ne kadar süre kullanıldığına bağlı gibi gözükmüyor; kısa süreli kullanım, uzun süreli kullanımla aynı derece koruma sağlıyor. Öte yandan, bu koruma nispeten çabuk geçiyor? tedaviyi kestikten sonra beş yıl içinde hormon kullananların kolorektal kanser riski hiç kullanmayanlarla aynı seviyeye geliyor.
WHI’da östrojen artı progestin teoavisi, kolorektal kanser riskinde yüzde 44’lük büyük ve önemli bir azalmayla ilişkilendirildi ve bu bariz fayda her yaştan kullanıcıda gözlemlendi. HERS’te östrojen artıprogestin kolon kanseri Kolorektal Kansergelişimine karşı koruma sağlıyor gibi duruyordu.
Östrojen artprogestin sonuçlarının aksine WHI, sadece östrojenin bütün olarak örneldem üzerinde kolorektal kanser oluşumu riskiyle ilişkisi olmadığını ortaya çıkardı. Öte yandan en genç katılımcılar arasında faydalı etkisi var gibi gözüküyordu (Şekil 4.2). 50’li yaşlarındaki kadınlar arasında sadece östrojen, kolorektal kanser riskinde yüzde 41 oranında bir düşüşle ilişkilendirildi, ancak bu ilişki istatistiksel açıdan önemli değildi yani rastlantı ihtimal dışı bırakılamadı. Diğer taraftan sadece östrojenin, kolorektal kanser riski bağlamında 60’h yaşlarındaki kadınlar üzerinde çok az etkisi varken 70’li yaşlarındaki kadınlarda bu risk iki katına çıktı.
Hormon tedavisinin kolorektal kanser gelişimini nasıl azaltabildiği çok iyi anlaşılmış değil. Öte yandan östrojen kullanımı sekonder safra asitleri üretimini azaltmakta ve insülin benzeri büyüme faktörü I olarak bilinen bir büyüme hormonunun kandaki seviyesini düşürmektedir. Bu iki bileşenin kolon ve rektumu kaplayan hücrelerde kötücül değişiklikleri başlattığı ya da teşvik ettiği düşünülmektedir, ama bu konu iyi belgelenmiş değildir.

loading...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Kadın sitemap Kadın Kadın