Süt Çocukluğu Dönemi

  • 2.790 kez görüntülendi.

SÜT ÇOCUKLUĞU DÖNEMİ

Çocuk dört haftalık zamanı tamamladıktan sonra, süt çocukluğu dönemi başlar. Bebeğin sıkıntıları, yeni doğan çağındaki gibi olmaz. Normal hayata uyum başlamıştır. Anne sütü tam oluşmuş, bebeğe yetip yetmediği hakkında karar verilmiştir. Anne, çocuk bakımına alışmış ve ne yapacağını bilir hâldedir. En önemlisi, bebekle anne arasındaki diyalog başlamış, karşılıklı sevgi ve şefkat oluşmuştur. Sonraları çıkması muhtemel bazı hastalıklar ve hızlı bir gelişme gösteren bebeğin karşılaştığı yeni durumlar hakkında anne, yeterince bilgili ve dikkatli olmalıdır. En ufak düzensizliklerde, çocuk doktoruyla bilgi alışverişi yapmalıdır. Bu hususta çekingenliği bırakmalı, hekimle rahatça konuşmalıdır.

Bebeğin İhtiyaç Maddeleri: Bebek doğduğu günden itibaren sürekli bir büyüme ve gelişme gösterir. Buna paralel olarak ihtiyaç maddelerine yeni ilâveler yapılmalıdır. Çok kere, ilk bebekte heyecan ve ilgi biraz fazla olduğundan, lüzumsuz birçok masrafa girilir. Dikkat edilecek yol, dayanıklı, kullanımı kolay, kirlenmesini kontrol için beyaz veya açık renkli, ileride ikinci bebek için kullanılabilir nitelikte malzeme temini olmalıdır.

bebek

Burada israfa kaçmadan, orta hâli bir ailenin temin edebileceği, kullanılması gerekli giyim eşyası ve malzemelerin listesini vereceğiz:

1- Zıbın ve gömlek: altı adet uzun kollu pamuklu, mermerşahi ve poplinden olmalıdır.

2- Hırka: Beş adet uzun kollu, yumuşak yün den olmalıdır.

3- Tulum: Altı adet kış ve yaz için uzun ve kısa paçalı yün ve pamuktan olmalıdır.

4- Kilot: Sekiz adet, pamuklu ve havlu bezden olmalıdır.

5- İç ve dış bez: Kırk adet; ne kadar çok yapılırsa iyidir, çok kullanılır. Emme gücü yüksek patiska, yumuşatılmış kaput bezinden, 80×80 cm. ebadında olmalıdır.

6- Üçgen bez: Yirmi adet pamukludan olmalıdır.

7- Dört adet yünlü ve pamuklu elbise.

8- Bir çift yün patik.

9- İki adet, 7 santim eninde 60 santim uzunluğunda göğüs bağı, uçkurlu.

10- Altı adet tülbentten kusmuk bezi.

11- Bir yün battaniye: 90×90 cm. ebadında.

12- Bir adet kalın pamuklu örtü 80×100 cm. ebadında.

13- İki adet muşamba.

14- Birer adet çocuk yatağı ve yorgan.

15- Çocuk karyolası.

16- Çocuk puseti.

17- Bebeğin günlük banyosu için plastik küvet ve içine sünger yastık. Bebe şampuanı, fırça, dezenfektan pudra ve kurulama havluları.

18- Temiz çocuk eşyaları için şifon-yer veya bir muhafaza, kirli çocuk eşyaları için ayrı bir yer.

19- Küçük tırnak makası, burun ve kulak temizliği için, pamuklu çubuklar.

Aşağı yukarı bebek bakım malzemeleri bunlardan ibarettir. Burada verilen adetler tahminidir.

Her anne kendi ihtiyacına göre artırıp azaltabilir.

Çocuk eşyaları arasında özellikle memleketimizde beşik çok yaygındır. Hatta köylü anneler, küçük çocukları için “son beşiğim” derler. Aslında beşikler, hiç pratik değildir. Bebeğin hareket serbestliğini ve etrafı seyretmesini engeller.

Bebeğin Giydirilmesi: Bebek soğuk ve sıcağa karşı dayanıksızdır. Çocuk hızlı nefes alma ve terle, vücut ısısını dengede tutmaya çalışır. Bu sebeple fazla su kaybeder. Çocukların sulu gıdalarla beslenmesindeki sır, kendiliğinden meydana çıkmaktadır.

Aile çocuğu koruma gayreti içindedir. Bu nedenle, fazla giydirilen çocuklar, terle çok su kaybederler. Az giydirilince çabuk üşütür. Gece-gündüz, yaz-kış, soğuk-sıcak, zaman ve zemine göre en iyi giyimi, dikkatli bir anne yapar.

Bir aylık bebek soyunmayı, giyinmeyi sevmez. Daha ileri aylarda ise, bu işi oyun ve eğlence zanneder ve sokağa çıkma işareti olarak yorumlar.

Sevinme emareleri gösterirler. Bir yaşına doğru ise, giyinmeye yardımcı olmaya çalışır. Çocuk giydirilirken, elini, ayağını, boynunu, incitmemeye çalışmalıdır. Giydirilmesi zor eşyalar kullanılmamalı kısa zamanda bu iş bitirilmelidir.

Vücut Bakımı: Düzenli ve iyi bakım, bebeğin gelişmesi için ön şarttır. Onun da temelinde temizlik yatar.

Emziklerden önce veya sonra bebeğin altı temizlenmelidir. Altı ıslak bebekte pişikler ve yaralar meydana gelir. Çocuk ve ailenin huzursuz olmasına sebep olur. Bebeğin temizliğini yapacak kişinin önce kendisinin temiz ve bakımlı olması gerekir. Eller iyice sabunlanman, tırnaklar kesilmeli, kol ve parmaklardaki aksesuarlar, çocuğun cildi çok hassas ve nazik olduğundan, çıkarılmalıdır.

Bebeğin altı ıslanınca hemen değiştirilmeli, idrar ve kakayla temas eden yerler, kaynatılmış, ılıtılmış suyla temizlenip kurulanmalıdır.

Bebeğin Yıkanması: Bebekleri yıkamak için en az 21, en çok 30 derece kadar oda ısısı olmalıdır. Kapı ve pencereler kapanmalıdır. Odadaki hava ceryanı, çocuğu olumsuz yönde etkiler, yani çocuk üşütür. Bu da anneyi yıldırır, her defasında çocuğu üşüteceğini zanneder.

Genellikle banyo, ikinci mama saatinden önce yapılır. Daha ziyade boş zaman seçilir. Asabi, yapısı düzensiz, uykusuz çocuklarda, gece son mamadan önce yıkanması düşünülebilir.

İlk aylarda beş dakikalık zaman içinde, banyonun bitirilmesi uygundur. Su sıcaklığı 36 derece kadar olmalıdır. Bebek koltuk altından iki elle tutularak suya oturtulur. Yüz, kulak ve ağız suya batırılmaz. Bu arada çocuğun serbest hareket etmesine, biraz çırpınmasına ve bu işi eğlenceye sokmasına, izin verilir. Yıkamaya önce göz kapakları ıslak pamukla, gözün dışından içine doğru silinir. Sonra özel hazırlanmış, ucu pamuklu çubuklarla, burun ve kulak temizlenir. Bunu takiben yüz, ense ve boyun çabukça yumuşak bir bezle temizlenir. Sonra yüzükoyun tutulup, sırt ve bel kısımlarının temizliği yapılır. Göğüs ve karın bölgeleri de itina ile yıkanır. Bunu takiben çocuğun altı, önden arkaya doğru silinerek temizlenir. Vücuttaki bütün girintili kısımlar, koltuk altları kasıklar, diz arkaları, hafif ısıtılmış bir havluyla, incitmeden kurulanır. Ondan sonra da dezenfektan bir pudra ile yedirilerek pudralanır. Fazla pudra cildi tahriş eder.

Bebek giydirilir, bezlenir ve doyurulur. Arkasına iki katlı hafif ısıtılmış tülbent koyarak yatırılır.

Tırnak Bakımı: Her 15 günde bir bebeğin tırnakları kesilir. Çocuğun elini anne sol eline alıp, sağ eliyle de yuvarlak biçimde tırnak kesilir. Ayak tırnakları ise, düz kesilir. Bu şekilde tırnağın ete batması önlenir.

Bezleme: Çocuk, normal hareket edebilecek ve bacaklarını rahatça oynatacak şekilde bezlenir. Sekiz on santim kalınlığında bükülmüş, ara bezi, öne doğru yerleştirilip, üçgen şeklinde katlanmış büyük bezle sarılıp, külot ve tulum giydirilir.

Önceden kaydedildiği gibi giydirme oda sıcaklığına, yaza, kışa ve çocuğun bünyesine göre ayarlanır. Fazla giydirilen bebeklerde terleme fazla olur ve buharlaşma imkânı bulamaz. Nemli kalmış cilt çok hassastır. Mikrop üremeleri tahriş yaraları ve çıbanlar oluşmasına neden olabilirler. Vücut dayanıklılığını yitirir, üşütmeler meydana gelir. Uygun giydirilen bir bebek, ısı değişikliklerine daha iyi uyum sağlar. Üşütmelerden ve mikrop kapmalardan korunabilir.

Şimdiki zamanda, çocuk bezleme usul ve vasıtaları değişime uğramıştır. Tüketim toplumu hâline geldiğimizden, evde yapılan bezler, çocuk yardımcı çamaşırları arasından çıkarılmıştır. Hazır kağıt bezleri, gelirleri düşük olan aileler tarafından bile kullanılmaktadır. Kağıt bezlerin, öteki bezlere göre fazla üstünlüğü yoktur. Ancak bez yıkama külfeti kalktığından ve anneye zaman kazandırması bakımından, tercih edilmektedir. Çocuğu pişiklerden korumak için de zeytin yağı kullanma geleneği terkedilmiş, fantazi losyonlar, kremler, parfümlü kokulu yağlar geniş ölçüde kullanıma girmiştir.

Bebeğin Tutulması ve Taşınması: İlk aylarda acemi anneler, bebeklerini tutmakta ve taşımakta çok tereddütlüdürler. Bir tarafını inciteceğini zannederler. Hâlbuki bebekler zannettikleri kadar zayıf ve yeteneksiz değildir. Anne rahmindeki tabi korunmadan çıkmış, normal hayata uymayı becermiştir. Başlangıçta boynunu ve belini uzun süre dik tutamayan çocuğun, sıkıca kundağa sarılmasındaki gerekçe, bu gösterilir. Ama gereği gibi, boyuna ve beline konulan destekler sayesinde, gayet kolay ve korkusuz kucakta ve elde tutmak mümkün olur. Bebeğin başı, kaldırılır. Eğer anne sağ elinin serbest olmasını isterse, bebeğin başı ve ensesi, sol kol dirsek kıvrımına dayandırılır. Serbest kalan sağ el ile de alttan desteklenerek, istenilen yere taşınır. Bebek gerektiği hâllerde büyük bir özenle annenin kendi becerisiyle gayet rahat kucakta tutulur.

Bebeğin Yatış Hâlleri: Sağlıklı bir bebeğin yatış şekillerinden, hangisinin çok iyi olduğuna dair çocuk doktorları, ortopedistler ve psikologlar arasında tam bir fikir birliği yoktur. Bizce en iyisi, yüzükoyun yatış şeklidir. Bu durumda kusmuk ve ağız salgılarının, solunum yollarına kaçması ve boğulma tehlikesi yoktur. Aynı zamanda yüzü koyun yatış sırasında, bebek daha rahat soluk alıp verir, burun tıkanıklıkları en aza iner ve çocuk daha rahat gaz çıkarır. Zemindeki çarşaf gergin ve temiz olmalıdır ve sık sık değiştirilmesi gereklidir.

Bebeğin yüzükoyun yatırılması kısa süreli olmalıdır. Bebeğin yanında, mutlaka bir kişi bulunmalıdır. Ani bebek ölümleri, uzun süre yüzükoyun kalan çocuklar arasında daha fazla görülmektedir.

Bebek göz önündeyken, sırtüstü yatırılır. Böylece el ve ayak hareketlerini, rahatça yapmasına fırsat tanınır. Bu durumda çocuğun yüzüne karşı konuşmak, onunla karşılıklı gülümseme daha kolay olur ve çocuğu neşelendirir. Bebek yan yatırılarak uyutulur. Bu şekilde yatmış bebek her uyutulduğunda, başının değişik yönde olması gereklidir.

Bebeği nasıl yatırırsak yatıralım, kendisi sevdiği ve alıştığı şekilde yatmayı benimser. ; Bunun ana rahmindeki duruş şekline uygun olduğu ortaya konmuştur.

Çocuğun tercih ettiği yatış şekilleri, zaman zaman değiştirilmelidir. Aksi hâllerde kafa kemiklerinde, omurgalarda, ileride giderilmesi zor çarpıklıklar meydana gelebilir.

Açık Hava ve Güneş İhtiyacı: Çocukların açık, temiz ve güneşli havaya ihtiyacı, büyüklerden daha fazladır. Kış aylarında 3 haftalık, yazın 2 haftalık olduktan sonra açık havada bulundurmak faydalıdır. Ceryansız bir balkon bile bu işi görebilir. Hergün yavaş yavaş alıştırılır. Bir aylıktan sonra, sağlıklı bir bebek, uzun müddet açık havada kalabilir. Trafiği bol ve çok kalabalık yerler seçilmemelidir. Çok soğuk, çok sıcak, rüzgârlı ve fırtınalı havalar, güneşin çok kızgın olduğu öğle saatleri uygun değildir. Çocuk iyi ve uygun giydirildiği takdirde yağmurlu havalarda bile açık havaya çıkabilir. Açık havada çocuk kendini serbest ve rahat hisseder ve soğuk algınlığına karşı direnci artar.

Güneşten Yararlanma: Havaların elverişli olduğu güneşli günlerde, sabahları 10-11, öğleden sonra 16-18 arası, kollar ve bacaklar açık şekilde giydirilerek ve yavaş yavaş alıştırılarak, çocuk güneşe çıkartılır. Önce üç dakikadan         başlanır, yavaş yavaş 30-40 dakikaya çıkartılır. Çok uygun havalarda çıplak bile güneşten faydalanılma-ya çalışılır. Ama çıplak olarak kesinlikle uyutul-mamalıdır. Baş ve yüz gölgede kalmalıdır. Ancak, hasta çocuğun güneşe çıkarılmasının mahzurlu olduğu da bilinmelidir.

Uyku: Uyuyacak bebeğin odası iyice havalandırılmalı ve sıcaklık 18-20 derece civarı olmalıdır. Oda sıcaklığı ayar-lanamıyorsa, uygun şekilde giydirilmelidir.

İkinci aydan sonra bebek biraz hareketlenir. % Günde 20 saate kadar uyuyan çocuğun uykusu azalır. Çok kere yatağında gözü açıktır. İlgi gösterilmesini, kendisiyle konuşulmasını ve kucağa almılmasmı bekler. Her çocuğa göre uyku müddeti değişiktir. Kimisi çok uyur, kimisi tavşan uykusu gibi az uyur. Uykusu iyi çocuk, mama zamanları hariç-uyandırılmamalıdır. Her türlü uykuyu ters yönde etkiler.

Çocukların Altının Temizlenmesi: Hayatın devammca yiyen, içen her canlı, dışarıdan aldığı gıdaları, sindirim kanalında hazmeder, işe yaramayan kısmı ise bağırsaklar yolu ile dışarıya atılır. Buna gaita, dışkı ve kaka gibi isimler takılır.

Diğer boşaltım sistemi de böbrek yolu ile olur. Kan içindeki atık maddeler, eriyik olarak böbrekte süzülür, idrar adı altında dış genital organlar aracılığı ile dışarıya atılır.

Kaka ve idrar çıkış yerlerini kirletir. Bu toksit maddeler etrafı tahriş eder, türlü sıkıntılara sebep olabilir. Bundan dolayı çocuk altının temizlenmesi önem kazanır. Çocuk altını temizleyen kişi, konuşma ve gülümseme yoluyla çocukla iletişim kurarak ve eğlence hâline getirerek, bu işi bitirmelidir.

Kız Çocuklar: Kız çocuklarında kakalı bez katlanarak toplanır, kaba kirler kağıt havlu veya yumuşak pamuklu bezler ile önden arkaya doğru silinerek temizlenir. Bu durumda vajene (rahim yolu) kaka gitmemesine dikkat edilir. Sonra ıslak zemin kurulanır, bütün girintilere özel bebe yağları (vazelin, zeytinyağı, özel parfümlü bebe yağları) sürülür ve bezlenir.

Erkek Çocuklar: Bilhassa erkek çocuklar, altı açılır açılmaz işemeye başlarlar. Penisin durumuna göre, elbisesini ıslatır hatta yüzüne veya gözüne idrar bulaştırır. Bu istenmeyen durumu önleme tedbirleri önceden alınmalıdır. Erkek çocuklarda bebeğin penisini ve yumurtalığını incitmeden temizlemek ve kurulamak aynı şekilde (kız çocukları gibi) yapılıp bezlenmelidir. Yalnız bebeğin dış genital organlarının sıkışmamasına dikkat gereklidir. Altı temiz olan bebek daha huzurlu olur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Kadın sitemap Kadın Kadın