Aşılar

  • 6.260 kez görüntülendi.

AŞILAR

Zamanımızda hekimlik anlayışında büyük değişiklikler olmuş, koruyucu hekimlik, önem bakımından tedavi edici hekimliğin önüne geçmiştir. Şurası muhakak ki, çocuğu dünyanın en iyi hekimine getirseler, o size en iyi ilâcı yazmış olsa, evde bakım iyi olmadıkça, koruyucu önlemler alınmadıkça çocuğa karşı görev yapılmamış olur. Bunun başında, zamanında aşı uygulamaları gelir. Çünkü bebek, dünyaya her bakımdan savunmasız gelmiştir.
Aşı, insan ve hayvanlarda hastalık yapan mikropları (virüsler, bakteriler), hastalık yapma yeteneklerinden arındırılarak, meydana getirilmiş biyolojik maddelere denir. Aşıların tedavi etme gücü yoktur, ancak hastalık bulaşmadan önce vücudun savunma maddeleri olan antikorların yapılmasına sebep olur. Bu da uygun yaşlarda ve zamanında yapılan aşılarla mümkündür. Çocukları koruma, anne adayının hamilelik döneminin son üç ayında, tetanoz aşısı uygulamaları ile başlar.
Aşılar, bir program dahilinde yapıldığında, ömür boyu bulaşıcı hastalıklardan korur.
Bağışıklık sistemi bozuk olan insanlarda, aşılama ile korunma ya hiç olmaz; ya da çok zayıf olur.
Aşılar iyi muhafaza edilmelidir; miyadı geçmiş aşıların, hiçbir etkinliği yoktur.
Aşılar, tek kullanımlık enjektörle, steril ortamda yapılmalıdır. Aşı yapılacak yerler 100/80 derecelik alkolle temizlenmelidir.
Adele içine yapılacak aşılarda uyluğun ön yanı veya omuz adelesi tercih edilmelidir.
Aşı masrafı, tedavi masrafının çok altındadır. Bir kızamık sekeli olan ansafalit (beyin iltihabı) tedavisi için harcanan para ile, binlerce çocuğa kızamık aşısı yapılır. Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı köklü çalışmalar, çocuk felci, tifo, difteri gibi bazı hastalıkların azalmasında çok etkili olmuştur.
Hiçbir aşı yüzde yüz etkili değildir. Bazı yan tesirleri de vardır ama, günümüzde modern teknoloji ile elde edilen aşılarda yan etki, yok denecek kadar azaltılmış, koruyucu etki ise çok yükseltilmiştir. Hafif ateş ve ishal, hafif üşütmeler ve zayıflık aşı yapmaya engel değildir. Ancak kanser, zatürre, böbrek yetmezliği ve tüberküloz gibi ağır hastalıklar ve kortizon alımı aşı yapmaya engeldir. Ayrıca şu hususu da belirtmekte fayda vardır. Her mevsim aşı yapılabilir. Aşı yapıldıktan sonra gıdaya bağlı bir perhiz yoktur. Ancak, çocuk felci aşısı ağızla alman canlı aşı olduğundan, klorla temizlenen şehir suyu veya menba suyu verilmemelidir. Çünkü klor gazı canlı aşıyı yok edebilir aşı yapılmamış sayılır.
Aşıların yapılma aralığı uzarsa, aşıya yeniden başlanmaz, kaldığı yerden devam etmek gerekir. Aşıların birlikte yapılması, koruyucu etkisini, yani antikor yapımını azaltmaz.
Aşılara karşı şiddetli reaksiyonlar, çok yüksek ateş (40 derece), çok ciddi tedbirler almayı gerektirir ve aşılamayı engelleyebilir..

Aşılar

AŞILAR
1 Yaş

AŞILARI

DOĞUM 1. AY 2. AY 4. AY 6. AY 9. AY 15. AY 18. AY 2. YAŞ 4-6 YAŞ 10-12 YAŞ 15 YAŞ ERİŞKİN
HEPATİT B + + + +
BCG (Verem) + +
DTB + + + + +
POÜO (Çocuk Felci) + + + + +
HEMOFILIUS İnf- B (Menenjit) + + + +
KIZAMIK +
MMR (Kızamık-Kızamıkçık Kabakulak) + +
SU ÇİÇEĞİ + +
DT +
TETANOZ + Her 10 Yılda 1 doz
HEPATİT A + +
PNÖMOKOK + +

Aşı uygulamaları yukarıdaki listeye göre yapılmalıdır, aşıları vardır.

AŞILAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER

Hepatit B Aşısı:

Hepatit B Virüsü taşıyıcılığı memleketimiz insanlarında % 4-10 arasındadır. Bu da üç milyon nüfusa tekabül eder. Bu nisbet dünya ortalamalarının üstündedir.

Bu hastalık, araz vermeden bile geçirilir. Hastaların % 1-2 sinde ileri yaşlarda karaciğer sirozu ve kanseri oluşur.

Hastalıktan korunmanın başında aşı tatbiki gelir. Hepatit B virüsü hastaların bütün vücut sıvılarında bulunur. 1 mm3 kanın yüzbinde biriyle bile bulaşabilir.

Aşı maalesef rutin aşı uygulama grubuna dahil edilmemiştir. Cinsel ilişki ile hastalık bulaşabilir. Hasta varsa aile fertleri, homoseksüellik, sağlık personelleri risk grubunu oluşturur.

Kızamık Aşısı:

Kızamık Hastalığı memleketimiz için hâlâ önemini muhafaza etmektedir.

Aşının koruyucu etkisi % 95 ile % 99 arasındadır. Sağlık Bakanlığı’dan yapılması gereken rutin aşıları grubundadır. Son senelerde hastalık çok azalmıştır. 9-12 aylıkken yapılan ilk aşıdan sonra, 15. ayda ve 7-12 yaş arası kabakulak ve kızamıkçık aşıları ile, iki kez yapılınca ömür boyu bağışıklık elde edilir. Ancak bu üçlü aşı grubunda değildir. Geniş kitlelere uygulanmamaktadır.

Verem Aşısı (BCG):

Verem aşısı bebeğin ikinci ayını tamamlamasından sonra yapılır.

Aşının koruyucu etkisi % 0 la % 50 arasındadır. Aşı, memleketimizde rutin olarak uygulanmaktadır. Her beş yılda (PPD) test uygulanarak, aşının koruyucu etkisi kalkmışsa, tekrarı yapılır (Rappel)

BCG aşısı, ölüm riskini akciğer tüberkülozunda % 70, menenjit tüberkülozda % 65 azaltır.

Aşı rutin olarak sol omuz başına yapılır. 4-6 hafta sonra aşı yerinde küçük bir yara oluşur. Sonra beyaz bir iz bırakarak kendiliğinden iyileşir. Nadiren sol koltuk altında beze iltihabı oluşur. (Adenit BCG) O da kendiliğinden düzelir. Bazen de süpüre (cerahat) olabilir. O zaman doktor müdahelesi gerekir. (Aşı bağışıklık yapılmamalıdır.) Aşının yan etkileri çok nadirdir.

Difteri – Tetanoz – Boğmaca Karma Aşısı (DTB):

Difteri Tetanoz Boğmaca Karma aşısı rutin olarak iki ayını doldurmuş bütün çocuklara belli program dahilinde yapılır.

A. Difteri Aşısı:

Her yaştaki insanın difteriye yakalanma ihtimali vardır. Bu aşıyı yaptırmayan yani difteriye karşı bağışıklığı olmayan bireylerde, memleketimizde ölüm riski, muhtelif bölgelerde % 4 ile % 12 arasıdır.

Difteri mikrobunun yaptığı toksin, birçok organı etkiler. En önemlisi kalp adelelerine yaptığı toksik etki ve iltihaptır. Çok kere ölüm nedenidir.

Difteri aşısının koruyucu etkisi yüksektir. Küçüklüğünde belli bir programla yapılan aşı ömür boyu koruyucudur. 10 yaşında son rappeli yapılır. (Difteri Tetanoz ikili karma olarak).

B. Boğmaca Aşısı:

Yeni doğan bebekler bile boğmaca tehdidi altındadır. Bağışıklığı olmayan, her yaştaki insana bulaşma riski çok yüksektir.

Boğmaca mikropları en ufak bir hapşırıkla 6 m’ye kadar ulaşır. Bu mikrobun toksini solunum yolu hücrelerini etkiler. Hastalık geçtikten sonra bile öksürük devam edebilir. Aşı, Difteri, Tetanoz aşısıyla üçlü yapılan aşı, beyin dokusuna yan etki yapar.

Hastalığın antibiotiği vardır ama küçük çocuklarda ölüm genelde zatürre sebebiyledir.

C. Tetanoz Aşısı:

Tetanoz hastalığı insandan insana bulaşmaz. Mikrobu toprakta oksijensiz ortamda yaşar.

Kesik, çizik, yanık ve yaralar mikrobun vücuda giriş kapılarıdır. Tetanoz mikrobu çok etkili

bir zehir (toksin) üretir. Omurilik ve beyin sistemini etkiler. Her tetanoz hastasının % 5 kadarı ölür. Küçük yaşlarda difteri boğmaca aşısıyla üçlü karma şeklinde yapılır. 10 yaşında difteri tetanoz aşısı müşterek olarak yapıldıktan sonra 15 yaşında tek başına yapılır. Bundan sonra hayat boyu her 10 senede bir doz olarak rappel yapılmalıdır. Koruyucu etkisi en yüksek aşılardandır.

Çocuk Felci Aşısı:

Çocuk Felci (POLİO) Çocuk Felci Aşısının koruyucu etkisi (% 99 – % 100) Aşının enjeksiyon ve ağızdan alman şekilleri vardır. Alımı kolay ve koruyucu etkisi yüksek olduğundan ağızdan (oral) almana aşı tipi memleketimizde çok kullanılmaktadır. Hemen hemen memleketimizde hastalık ortadan kalkmış gibidir. POLİO Aşısı 0-5 yaş arası belli program dahilinde, milletlerarası kuruluşların desteği ile beş kez yapılır. Aşının yan etkisi yok denecek kadar azdır. Yanlışlıkla çok yüksek doz aşı alan çocuklarda hiçbir yan etkiye rastlanmamıştır. Aşı olan çocuğa, aşıdan hemen sonra anne sütü vermenin hiçbir mahsuru yoktur. Sadece klorlu su verilmemelidir. Çünkü suyu dezenfekte eden klor canlı aşıyı öldürür. Aşı yapılmamış sayılır. Kemoterapi, radyoterapi, kortizon alımı ve ishallerde aşı uygulanmamalıdır.

Hemofilüs İnflüenza TİB B aşısı:

Hemofilüs inflüenza B mikrobu, 5 yaşın altındaki çocuklarda birçok hastalığın sebebidir. Bunların başında menenjit ve zatürre gelir. Bademcik iltihabı artirit, peri cardit (kalp zarı iltihabı) osteomiyelit (kemik iltihabı) bronşit, orta kulak iltihabı (otit), sinüzit ve idrar yolları iltihaplarının nedenleri arasında bu mikrop geniş yer tutar.

Bu aşının, hiçbir yan etkisi yoktur. Koruyuculuğu % 99 – 100 gibi çok yüksek seviyededir.

Su Çiçeği Aşısı:

Su çiçeği çok bulaşıcı bir hastalıktır. Mikrobu hava cereyanı ile de bulaşabilir. Hastalık çocuklarda %95 rahat geçer. Nadiren beyin iltihabı (ensafalit) ve zatürre yapabilir.

Su çiçeği aşısının koruyuculuğu yüzde yüzdür. Bu bağışıklık 20 yıl kadar sürer. Aşı pahalı olduğundan geniş halk kitleleri tarafından kullanılmamaktadır. 20 yıl sonraki durum henüz netlik kazanmamıştır. Aşı rutin olarak yapılmamaktadır ama tavsiye edilir.

Hepatit A aşısı:

Hepatit A hastalığı, kirli gıda ve sularla bulaşan, çocuklarda hafif geçen virütik bir sarılık şeklidir.

Bir yaşın üstündeki çocuk ve yetişkinlere her-zaman 7-8 ay aralıklarla iki kez yapılan bu aşı, 20 yıl bağışıklık sağlar. Su çiçeği aşısı gibi biraz pahalıdır. Devletin rutin aşı uygulama programına alınmamıştır. Biz yapılmasını tavsiye ediyoruz.

Cezaevleri, kreş, anaokulları, temizlik işçileri, askeri birlikler, okullar, gıda sanayi işçileri, risk gruplarını oluşturur. Eşcinsellik, kan nakli, damar içi enjeksiyonları, özellikle geri kalmış yerleşik yerlerini ziyaret, Hepatit A virüsü bulaşmış su kaynakları ve bunlarla yıkanan nebze ve meyveler, çiğ yiyecekler ve kabuklu deniz hayvanları başlıca bulaşma kaynaklarıdır.

Aşının insanda bağışıklık yapma kuvveti % 99 -% 100’dür.

Menengokok Aşısı:

Epidemik (salgın menenjit) çok ağır seyreden beyin zarlarım etkileyen sekel bırakabilen yüsek ölüm riskli, amili Menengokoksik -B adlı mikrop olan ciddi bir hastalıktır. 2 yaşın üstündeki her ferde her zaman yapılabilen, tek dozlu olan aşı risk altındakilere ve hacca gidenlere uygulanmaktadır. Rutin aşı grubuna dahil değildir. 2-3 sene sonra tekrarı yapılmaktadır.

Pnömokok Aşısı:

Çocuklarda ve ileri yaşlarda görülen zatürrenin sebebi olan STREPTEKOKUS PNÖNÖNİA aşısı 2 yaşın üstündekilere ve risk gruplarına tek dozda yapılır. 5 yıl sonra tekrarı yapıldığında uzun bir müddet bağışıklık sağlanır. Pahalı bir aşı değildir.

Kuduz Aşısı:

Kuduz mutlaka öldüren, hayvanlardan insanlara geçen korkunç bir hastalıktır. Şüpheli ısırıklarda, derhal aşı uygulamasına geçilmelidir. Hastalıktan korunmak için ev hayvanlarını aşılatmak lüzumludur. Ancak, sokak hayvanlarını ve vahşi hayvanları aşılamak imkansızdır. (Kuduz virüsünün kuluçka devri çok uzun olduğundan, aşı, ısırıklardan sonra yapılır.) Aşılar, devletin aşı istasyonlarında belli program dahilinde uygulanır. Hastalıktan korunmanın başka çaresi olmadığından, aşıdan kaçanlara ve ihmâl edenlere, radyo, televizyonlarla ve kolluk kuvvetleriyle çağrı yapılır. Aşının bazı yan etkileri olmasına rağmen mutlaka yapılması gerekir.

Grip Aşısı:

Grip her yaştaki insanlarda sonbahar ve kış aylarında salgınlar yapan çok bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalığın özel bir ilâcı ve antibiyotiği yoktur. Bazı ilâçlar, arazların şiddetini azaltır. En iyi tedbir C vitamini almak, istirahat ve iyi beslenmedir.

Hastalığın sebebi olan virüsün, binlerce çeşidi vardır. Her birine aşı yapmak imkansızdır.

Aşılar, geçen yıl salgın yapmış ve bu senede salgın yapması muhtemel virüslerden yapılır.

Aşı, bütün grip cinslerinden korumaz. Rastge-lirse koruması yüksektir. Bu aşı 1-3 yaş arası çocuklara bir ay aralıklı yarımşar doz, iki defada yapılır. Her sene bir doz tekrarlanır. Pek pahalı olmayan bu aşı, bütün yaş gruplarına ilk sene, birer ay aralıklı iki doz yapıldıktan sonra her sene bir doz olarak tekrarlanır.

Kolera Aşısı:

Salgın zamanlarında yapılan, koruyucu etkisi % 50 olan aşının, şimdi ağızdan kullanılanı imâl edilmiş olup, eski intramüsküler aşıya göre daha çok etkilidir.

Tifo Aşısı:

Tifo hastalığı, gelişmiş memleketlerde kalmamıştır. Ama dünyanın birçok yerinde – bizim ülkemiz dahil- hâlâ bulunmaktadır. Aşının koruyucu etkisi % 70 kadardır. Bu aşı da, kolera aşısı gibi salgın olduğunda uygulanır. Aşı yapıldığında 7 gün herhangi bir sebeple antibiyotik verilmemelidir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Kadın sitemap Kadın Kadın Yandex.Metrica