Çocuklarda İştah

  • 2.483 kez görüntülendi.

AŞIRI İŞTAH

Bazı bebekler aşırı iştahlıdırlar. Bunlar genelde tıknaz, tombul ve sempatik çocuklardır. Bu aşırı iştah hâlinde soya çekme faktörü vardır. Ergenlik çağında ve daha sonraki yaşlarda bu aşırı iştah devam ederse, ruhsal bir dengesizlik söz konusudur. Bazı çocuklar tatlılara, pastalara çok düşkündürler. Bunların tombul ve şişman olmaları kaçınılmazdır. Diğer taraftan sebze, meyve ve et yiyen çocuklar daha canlı ve çevik olurlar. Kiloları da azdır. Esas olan, her iki grup gıdalarla dengeli beslenmedir.

İştah bazen hormonal dengesizlik neticesi de görülür. Burada şişmanlık fevkalâde nadirdir.

İleri çocukluk yaşlarında birdenbire görülen iştah, hoşnutsuz, mutsuz ve kendini yalnız hisseden çocuklar arasında fazladır. Aşırı iştahlı çocuğun görünüşü, hasta gibiyse, bağırsak kurtlarından, bilhassa tenyadan şüphe edilmelidir. Eğer ailede şeker hastalığı varsa, aşırı iştahta bunu da hesaba katmak lâzımdır.

Çocuklarda İştah

İŞTAHSIZLIK

İştahsızlık, yeme arzusunun azalması, ya da geçici olarak kaybolmasıdır. Tokluk, açlık, iştahsızlık, süt çocuğu ve oyun çağındaki çocuklarda sağlıklı iken bile sık görülen, birbirini izleyen doğal belirtilerdir. Yemek yedikten 4 saat sonra mide boşalır. Açlık hissi yavaş yavaş başlar. İştah, acıkmak ve tokluk merkezlerin koordinasyonu sonucu oluşur ve yöneltilir.

İştahsızlık organ bozuklukları ve hastalık nedeni ile meydana geldiği gibi, çok kere psikojen kaynaklı da olabilir.

Vücutla İlgili Nedenler:

1- Hiç yememe, çocukların ateşli ve sağlığının bozulduğu her hastalıkta görülebilir. Hastalık geçince, iştahta yavaş yavaş yerine gelir.

2- Çocuk iştahsızlıklarında hemen doktora gitmek gerekmez. Yememe birden olur, ağlama, ateş, ishal ve kusma gibi bazı belirtilerle birlikte olursa acil bir durumun olduğu anlaşılır. Hemen doktor haberdar edilir. Yavaş yavaş oluşan, hastalıklara bağlı iştahsızlıklarda vardır. Bunlar fazla beklemeden değerlendirilmelidir. Hasta çocuk iştahsızlığında, zorla yedirmek gibi bir yola başvurul-mamalıdır. Birkaç gün yemek yemeyen çocuğa bir şey olmaz, iştahsızlığın sebebi ortadan kalkınca çocuk yemeye başlar. Aradaki farkı kısa bir müddet içinde kapatır.

3- Küçük çocuklarda, diş çıkartma zamanlarında iştahsızlık görülür. Dişin çıkışı tamamlandığında, beş altı gün içinde iştah düzelir.

4- Bazen hiçbir neden yokken çocuk bazı öğünler yemeyebilir. Israr etmemelidir. Bu durum sırf çocuklarda değil büyüklerde bile olur. Büyükler gibi bazı besinleri diğerlerine tercihle geçici iştahsızlıklar meydana gelebilir.

5-  Bebeğin emzirme saatleri değiştirildiğinde, memeden kesmede, ek gıdalara başlandığında geçici, normal iştahsızlıklar görülebilir.

6- Bir ilâ bir buçuk yaş arası çocuğun gelişme hızı yavaşlamış, buna bağlı günlük kalori ihtiyacı da azalmış olduğundan, ilk yaşlardaki iştah biraz azalabilir.

Psikojen İştahsızlık: Çocuk iştahsızlıklarında önemli bir yeri olan psikojen iştahsızlıklar, çocuğun davranışlarını etkiler. Karşınıza problemli, huysuz bir çocuk çıkar.

Küçük çocuklar mama almamakta ısrar ettiklerinde, verilen gıdayı sevmedikleri şeklinde düşünmek çok kere yanlıştır. Çocuklar alıştıkları gıdalara iştahsızlık gösteremezler. Bu durum bazen çiğneme tembelliğiyle karıştırılabilir. Psikojen iştahsızlıkların en önemli nedeni, yemek için zorlamak ve acıkmadan doyurulmak istenmesidir. Bu durumdaki çocuklarda bazen, anormal yemek yeme alışkanlıkları belirir.

Psikojen İştahsızlığın Giderilmesi: Burada anne-babaya, çocuk bakıcıları ve eğiticilere önemli görevler düşer. Çocuğun gelişimi, beslenme özellikleri, yemek yedirme usulleri iyice bilinmelidir.

Bazen çocuk iştahsızlığı, etrafa kendini kabul ettirme, ilgi çekme vasıtası olarak kullanılır. İki yaşından sonra çocuğun alışacağı besinler yoktur. Ayrıca kendi başına yemeye özen gösterir. Böyle çocukları teşvik etmek gerekir. “Sen beceremezsin” demek, ters etki yapar. Üç yaşlarından sonra bazı çocuklar yemek yememeyi bir silâh gibi kullanır. Böyle çocuklar acıkmamışsa rahat bırakılmalıdır. Bunları zorlamamak ve cezalandırma mak gerekir. Ama bazı çocuklar yemek yemeyi şeytanca kullanmaya başlarsa, ailenin iki ayağını bir pabuca sokar. Yemekler bir pazarlık hâline gelir, şımarık bir yaratık doğar.

Yemekleri belirli bir zamandan fazla, uzatmak, ara vermek, sonra gene yedirmeye gayret etmek son derece sakıncalıdır.

Çocuğun sevmediği bir yemeği iki üç hafta vermemekle- unutturmak gereklidir.

Yemeyi reddeden bir çocuğun aynı yaşta bir çocukla renkli tabaklarda yedirilmesi bazen işe yarar.

Hiç sebep yokken iştahsızlıktan şikâyet eden bir çocuğun gıdasına, onu memnun edecek bir gıda ilâvesi yapmakla da iyi neticeler alındığı görülür. Meselâ sucuk ve turşu. Çocuğun sevdiği bir gıdayı bulamazsak, onunla alışverişe çıkılır, çocuğun tercihleri dikkate alınarak, arzu ettiği gıdalar bizzat çocuğa seçtirilir.

Bazen gıdanın hazırlanmasında çocuktan yardım istenir. “Sen hazırladın çok iyi olmuş” gibi tatlı sözlerle yemek özendirilir.

Yemek hazırlanırken çocuk bundan isterse “sofrada hep birlikte yenecek” önerisi çocuk tarafından kabul görmezse hiç tereddütsüz yedirilir.

En önemlisi iştahsız çocukların yemek araları açılır, yemek harici hiçbir şey verilmez. Buna rağmen çocuk yemek isterse, -acıkmış demektir- yedirmekte hiçbir sakınca yoktur.

İştahsız çocuklara yemek yedirilirken dikkati başka şeylere çevirmekle başarı sağlandığı görülmektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Kadın sitemap Kadın Kadın Yandex.Metrica